Shannon Stacey - KÜÇÜK BİR AŞK HİKÂYESİ




Kitabı bu yaz gittiğim bir tatil yerinden, gözüme takıldığı için almıştım. Daha önce ismini duymuşluğum veya herhangi bir beklentim de yoktu yani. Çok etkilendiğim bir kitaptan sonra çerez olarak araya sokuşturdum ve gecenin saat 1’inde okumaya başladım.

Sabah dört buçuğa kadar aralıksız okumuş olsam da duygu aktarımından ziyade olay ağırlıklı bir kitaptı. Ben yoğun duygular hatta fazlaca betimleme seven biriyim. ‘Olmazsa okumam’ demiyorum tabii ki ancak bir kez elimden bıraktığımda da bir daha okuyasım gelmiyor bu türleri. İlk akşam 275 sayfasını okudum ve gerisini de bugün elime alıp bitirebildim. Haftalar sonra.

Olaylar gayet hoştu. Kurgu genel olarak güzeldi. Karakterlerin her biri bambaşka kişilikte ve yerine göre eğlenceli, yerine göre duygusaldı. Hepsinin yaşadığı olaylardan ders çıkarılması gerekiyordu ve benim beğenmemi sağlayan unsur da tam olarak bu oldu. Evet, anlatımda duygu ön planda değildi fakat ders çıkardım. Bazı fikirlerimi kesinleştirmemi sağladı ve yaşadığım olaylara tekrar göz atmam gerektiğini hatırlattı. Bir günde kolayca bitebilecek (yazı puntosu büyük, kısa bir romandı) ve bir şey kaybetmeyeceğiniz, dikkatli okursanız belki kazançlı çıkabileceğinize inandığım çerez bir kitap. Bence.

J. M. Darhower - GÖZLERİNDEKİ CANAVAR


Bitti... Gerçekten bitti ve evet, ben de bitmiş olabilirim. Naz... Ve ya Ignazio Vitale, her neyse artık... Anlatıldığı ve dillerden düşmediği kadar varmış! Hatta daha fazlası bile olabilir.

Kitaba çok büyük bir beklentiyle başlamıştım. Goodreads'te yapılan yorumlar, verilen yıldızlar, öneriler ve en önemlisi zevkine güvendiğim insanların şiddetli tavsiyeleri beni merakta bırakmaya yetmişti. Zaten doğum günü hediyesi olarak gelen bir kitaptı ve bana da sadece keyfini çıkararak okumak kaldı. Bittiğinde beklentilerimin üzerine çıkılmış, o duvar aşılmıştı bile.

Burcu Büyükyıldız - BİR GÜNAH GİBİ

Sanırım… İlk defa nereden başlayacağımı bilemiyorum. Kitabımı elime aldığım ilk andan beri bu yorumu kafamda tasarlamış ve içten içe hak ettiği gibi güzel bir yorum yapmayı dilemiştim. Şu an ise… İkinci göz ağrımız bitti ve hemen kendimi bunun başında buldum. Kendi kelimelerim yeterince iyi anlatamayacak duygularımı belki ama elimden ne geliyorsa en iyisini yapmaya çalışacağım. Hadi bakalım!

Aslı Karabulut - ATEŞ VE BUZ

Öncelikle kitabın teşekkür ve ithaf kısımlarını aşırı aşırı beğendim. Ben ki, sevdiğim her yazarın hikâyelerindeki ve ya kitaplarındaki teşekkür yazılarını okurken ağlayacak kıvama gelen insanım. Aynı şekilde bunda da tüylerim diken diken oldu. İlk ve sonra paragraf özellikle... *Gözlerinden kalp fışkırırken ağlayarak kahkaha atan emoji.*
Ve ithaf! ''Alev alev yanan, yakan, çılgına çeviren O'na... Aşk'a...'' Ben susuyorum. Bu cümle konuşuyor zaten.

Olay örgüsü ağırlıklı, hızlı, insanı sıkmayan ve benim keyifle okuduğum bir kitaptı. Tabii benim için farklıydı ve bu farkları da şimdi kaleme almaya çalışacağım.

Ali Lidar - ALENGİRLİ ŞİİRLER

Tesirsiz Parçalar'dan sonra Alengirli Şiirler için büyük bir beklentim vardı, evet. Bizim alıştığımız bir kalem olmamasının yanı sıra ilginç gerçeklere ve kendi doğrularına parmak basan değerli bir yazar olarak görüyorum Ali Lidar'ı. Altını çizdiğim ve çizmeden önce de "Vay be" dediğim satırlar dışında beni içine pek çekmediğini ve hatta sıktığını söylemekten kaçınmayacağım. Kalem aynı olsa da Tesirsiz Parçalar bana göre çok daha sürükleyici ve akıcıydı. He tabii şu da var, bir bütün olarak bakmadan, sadece renkli, çizilen kısımlara bakarsam 'Ali Lidar farkı' diyebilirim kesinlikle. Etkileyen, 'heh işte tam da benim  anlatamadığımdan' dedirten alıntılar onlar ve yüreğinizin en derin yerlerine kolaylıkla dokunabiliyorlar. Ben fazla beklentiyle başladım, sorun bu bence. Beğenmedim dersem düşüncelerime ihanet etmiş olurum, çünkü beğendim. Etkilendim. Ama dediğim gibi, beklentilerimin altındaydı. Olay bu.

Eğer Ali Lidar kalemiyle daha tanışmadıysanız, Alengirli Şiirler yerine Tesirsiz Parçalar'dan başlamanızı öneririm.

Tammara Webber - KOLAY

Biraz elimde sürüklendi çünkü vaktim yoktu diyebilirim. 372 sayfalık bir kitap ve dört günde nihayet bitebildi. Ancak kesinlike çok çok çok güzeldi! Zaten young adult kitaplarını aşırı beğenerek okuyorum ve Kolay'ın da kitaplığımın güzel bir köşesinde yer bulduğunu içtenlikle söyleyebilirim.

Selvi Atıcı - KİMLİKSİZ

(11 Aralık 2014 tarihinde yapılmış bir yorumdur.)


Öncelikle belirtmek isterim ki, hikaye halini internet üzerinden takip eden biri değildim. Kitap çıktıktan sonra gecikmeli olarak alabildim. Şu an pişmanım. Keşke daha yayımlandığı ilk gün elime geçseydi de şimdiye kadar 3-4 kere okumuş olsaydım diye düşünüyorum. Ellerine, emeğine, kelimelerine ve gözlerine sağlık, sevgili yazar! Çok güzel bir serüven, çok ilginç yeni bir dünyaydı.

Işıl Parlakyıldız - DUYGU

(16 Aralık 2014 tarihinde yapılmış bir yorumdur.)

‘’Hayal ettiğin kadardır her şey!’’

Duygu'ya daha yeni başlama fırsatını yakalayabilmiştim ve bana güzel bir hafta sonu geçirten, 3 günlük çok güzel bir serüvendi. Çok güzel mi? Resmen içime işleyen muhteşem bir eserdi. Yazarımızın ellerine, kalemine, kelimelerine ve gözlerine sağlık.